SANAT YAPTIM OLDU MU?
İlkçağlarda
insan,yaşadıklarını,doğal gereçlerle,kendisi ve diğer insanlar için,kendine
özgü bir biçimde mağara duvarlarına
resmetmeye başladı.İlk çizginin ve resmin keşfedildiği o günden sonra,zamanla
bu olay daha bilinçli ve amaçlı olarak yapılmaya başlandı.Artık
"sanat" diye adlandırılan bu eylem,beraberinde onlarca
akım,görüş,düşünce ortaya çıkarmış ;yüzlerce yeni sorular sordurmuş ve kitaplar
yazdırmıştır.
Sanatın ne
olduğu,nasıl
yapıldığı,amacı,çeşitleri,metafizik,felsefi,soyut-somut,görsel,estetik
anlamları hep sorgulandı.Sorgulanıyor da.Bu sorunsallar ve bunlara verilen
cevaplar her çağa,her millete ve kültüre göre değişmekle birlikte;teknolojinin
ve globalleşmenin,popüler kültürün,siyasetin,doğanın, kısacası dünya üzerinde
yaşanan müsbet ya da menfi her olayın sanatı doğrudan ya da dolaylı olarak
etkilediği görülmüştür.Yani değişen herşeyle birlikte sanatta,yeni anlamlar ve
boyutlar kazanmıştır.
Günümüz
şartlarında,teknollojinin hızla ilerlemesiyle,herşeyin çiğnenmeden yutulması ve
aynı hızla geri boşaltılması (!),insanların
duyarsızlaşması,savaşlar,açlık,bozuk siyasetler de sanatın şu an ki durumununne
olduğu,nasıl yapılması gerektiği,neye sanat denilip neye denilemeyeceğigibi
sorunsalları da beraberinde getirmiştir.Döneminde "İnsanların korkunç
duygularını renklerle anlatıyorum." diyen Van Gogh,şimdi,optik
ortamlarda,teknolojinin nimetlerinden sonuna kadar yararlanılarak yapılan
sanatı görseydi ne derdi acaba?Ya da "Ateşin yaktığını sınayarak bilen
insan,toprakta yaptığı çömleği pişirir ki;bu da artık sanattır."diyen
Aristotales,Dushump'ın "pisuvar" ını görse hala sanat için aynı
görüşte olur muydu?Her ne olursa olsun değişen zaman olmamalı yalnızca.Elbette
ki sanatta değişecek ve gelişecek...
Diğer herşey gibi
sanatında hızla tüketildiği,üretilen herşeye sanat denildiğigünümüz popüler
kültüründe gerçekleşen tartışmalardan biri de "yüksek sanat,popüler
sanattan daha mı değerlidir?" tartışmasıdır.Aslında burada tartışılacak
şey "sanat popüler kültürün,emperyalizmin bir oyuncağı olmalı mıdır?"
ya da daha doğru bir değişle "üretilen her popüler eser-obje sanat
mıdır?" sorularının irdelenmesidir.
Tüm
estetikçiler,sanat tarihçileri,kuramcıları ve eleştirmenleri hatta sanatçılar
"sanat nedir?,ne içindir?" sorularını bir temele oturtmuş; her
boyutuyla ele alıp incelemiştir.O halde "Müslüm Gürses sanatçı
mıdır?"ya da "Hadise'nin şaekısı sanat eseri midir?" gibi
soruları hala tartışıyor olmamız sizce de garip değil mi?Ya da gelenek ve
kültürümüzün ayaklar altına alındığı,Türkçemizin katledildiği,masum duyguların
son derece dejenere ve yoz yaşandığı pembe dizilerimiz,hangi kaliteli bi
oyuncunun,yönetmenin filminden,sanat görüşündenveya hangi sinema akımından
etkilenilerek çekilmiştir?Elindeki fırça ve boyalarla,alakasız bir renk
kombinasyonuyla,doğayı birebir kopya eden,her resmi bir öncekinin neredeyse
tıpkıbasımı olan ve kendini sanatçı olarak nitelendiren vatandaşın,sanatın ne
olduğuyla ve realizm ilgili bi fikri var mı acaba?Bilgisayar programının birkaç
notayı bir araya getirerek yaptığı melodiye,0-3 yaş çocuklarının diyaloglarına
benzeyen sözleri yapıştıran şarkıcının,Beethonev'den ,Suna Kan'dan,Neyzen
Tevfik'ten haberi var mıdır?Hatta daha ileri giderek,"yemek yapmak sanattır"
diyen zihniyet,bunu salt yemek yapmanın zorluğunu anlatmak için mi yoksa
yaptığı yemeklerin değerini arttırmak için mi söylemiş?Peki değer
nedir?"Altın sudan daha değerlidir;çünkü daha az bulunan
birşeydir."der Matthev Collings.
Geçmişte ve
günümüzde onlarca sanat adamının emeğini,bir kalemde çöpe atmak doğru
mudur?Öyleyse işe nerden başlamalı?Eğitimsiz,az okuyan ya da salt şekilcilikle
entellektüel kimliğe bürünen insanların çoğunlukta olduğu memleketimde,bu ve
buna benzer tartışmaların biteceğini sanmıyorum.O halde elimizden gelen en iyi
şey bunu en aza indirgemek.Yazılı ve görsel basının -ki özellikle görsel
basının- bu konuda büyük etkisi olduğunu düşünürsek ve bunların da azınlıkta
olduğu için eğitilmesinin kolay olacağından,öncelikleonları eğitmek ve
düzeltmekle işe başlayabiliriz.Aslında her meslek alanında ve özellikle
okullarda sanat eğitimine gereken önemi versek,sanatı çok daha farklı
platformlarda,boyutlarda tartışıyor olabiliriz.Eğer bu tartışmaların,insanların
sanatı ve sanatçıyı daha iyi daha iyi öğrenmeleri için gerekli olduğunu
düşünenler varsa;sanatı yozlaştırmadan,vıcık vıcık etmeden ve alt kültüre
indirgemeden tartışalım."İbrahim Tatlıses sanatçı mıdır,değil midir?"
sorusundan yola çıkarak sanatı anlamaya çalışan bi zihniyet zaten işin en
başında büyük bir yanılgının içine düşüyor.Neyin sanat,neyin olmadığını
tartışmadan önce sanatın ne olduğunu bilmemiz gerekmez mi?O halde çağın tüketim
tüketim canavarlığının karşısında hala dimdik durmayı başaran yüksek sanatı popüler
kültürün asimile etmesinden koruyalım.Sanat elbette ki
tartışılmalı,tartışılacak da...Ancak bu zihniyetle değil !
OMAYRA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder