Dünya bir tane.Yaşam,her ne kadar kültüre göre farklılık gösterse de bir tane.Gittiğimiz yol belli.Yaptıklarımız.Yapmak istediklerimiz.Amaçlarımız.Duygularımız.Bizi farklı kılan tek şey Bunları yaşayış biçimimiz.E o kadar da olsun.Farklı coğrafyalar,farklı hayatlar,farklı sofralar...ve sonuç:farklı kültürler.Dolayısıyla insanı anlamak aslında o kadar da zor değil.
Sınırlar belli.İnsan en fazla ne yapabilir?Gidebildiği yer kadar gider,konuşabildiği kadar konuşur,yiyebildiği kadar yer...ve yaşayabildiği kadar yaşar.Bu kadardır.Hepsi bu.Siz daha önce hiç duymadığınız bir duygu keşfettiniz mi?Ya da başka bir yaşayış şekli?Uçan bir insan gördünüz mü?Sevdiğinden ayrılınca hüzünlenmeyen,öfkelenince bağırmayan ya da çekip gitmeyen,acıkınca yemek yemeyen,mutlu olunca gülümsemeyen...Kafamızı karıştıran ne öyleyse?
Bazen kendimizi bile anlamakta zorlanıyoruz öyle değil mi?Aslında anlayamadığımız ne kendimiz ne de başkaları.Aslında anlamaya da çalışmıyoruz.Duyguların en güçlüsü EGO bize bunları yaptıran,düşündürten.Muhtaç birine yardım etmek iyilik değil,vicdani egomuz.Giden birinin arkasından ağlamamız onsuz yapamadığımızdan değil,terkedilme egomuz.Başkalarının başarısını takdir edememe elbetteki kıskançlık egomuz.Kendimizi bile anlamadığımızı söylediğimiz anlarda aslında kendi gerçeğimizle yüzleşememe egomuz.Birini anlamaya çalışmakta yine kendimiz için yaptığımız bir eylem.
Sonuç olarak aslında insanları anlamak zorunda değiliz.Zorunluluklar dışında bu hayatımızı sorunsuz kılan bir süreç değil.O halde ne anlamak ne de anlaşılmak derdimiz.Sadece yaşamak belki egolarımız ölçüsünde.
OMAYRA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder